Bilginin Topluma Yansıması Yada Bilgi Toplumu

Bilgi toplumu ifadesi bilgiyi silah olanlar tarafından üretelen bir kavram olarak karşımıza çıkar. Bilgi silah olarak kullanılmaya para ve sermaye birikimi ile başlanıldı. Daha önce bilgi insanlığın refah ve saadeti için kullanılmaktaydı.

20.yy. ikinci yarısında çok hızlı artan bir ivme ile bilgi üretmede ve toplamada bir devrim yaşanda ve günümüde dünyanın çok büyük bir kısmı bilgi toplumu denilen kavramda yaşamaktadırlar.

Bilindiği üzere insanlar uzun süre avcı ve toplayıcı olarak yaşadılar. Bu süreçte bilgi avlanma ve toplama işlemlerinin yapılabilmesi esasına dayanıyordu. Yaşayabilmenin üç temel esası vardı. Avlanmak, ot vb. nesneleri toplamak ve kabileler halinde yaşamak. Daha sonra bu topluma tarım eklendi ve dördüncü bir esas olarak toprak eklendi. Böyle olunca topluma öğrenilecek temel bilgi olarak toprağı işleme ve koruma bilgisi de eklenmiş oldu.

Tarım toplumu ile birlikte toprağı işleme üzerine toplumlarda biriken bilgiye yeni unsurlar eklenmeye başladı. Hayvan gücünü kullanma, tarım aletleri geliştirme. Depolama, ticaret ve en önemlisi de elde ettiklerini koruma yani savaş bilgisi.

Toplumdan topluma farklılık gösterse de bu seyir çok yavaş ilerleyerek yazının icadına kadar sürdü. Yazının icadı insanlık tarihinde bir devrim olarak iletişimi getirdi. Bundan sonra topluma ait öğrenilecek esaslar hızla artmaya ve çeşitlenmeye başladı. Sayısız devrimler toplumun hayatına girdi. Şehirler oluştu. Günün şartlarına uygun teknolojiler ve öğretiler gelişti. Toplumlar arası iletişim arttı.

Ancak hiç biri merkantalist zihniyetle üretilen buharın icadı kadar toplumlarda kesin ve keskin dönüşlere neden olmadı. Buharın icadı önce İngiliz toplumunu sonra Avrupa toplumunu sonrada tüm dünyayı yeni bir bilgi esası üzerine kurgulanan dünyaya itti. Ardı ardına insanların ihtiyacı olan temel esaslar değişmeye, insanların yüz yıllardır bildiklerinin artık işe yaramaz hale gelmesine neden oldu. Bütün bunlar gerek arka planda ve gerekse ön planda toplumlar arası mücadele şeklini değiştirdi. Bilgi artık en büyük silah halini almaya başladı.

Birbiri ardını izleyen icadlar. Toplumda ulaşım ve iletişim alanında yeni bir sayfa açarak insanlığı dönüşülmez bir yola soktu. Öyle hale geldi ki artık toplum açısından bilginin ne anlama geldiği boyutu yeni tür savaştı.

Bu savaş artık sınır tanımıyırdu. Mini minacık bir alet koskoca bir ülkeyi yok edebiliyor. Mini minnacık bir alet milyonları birbirine ulaştırıyor. İnsanların yüz yıllardır aylarca günlerce aldığı mesafeyi birkaç saate hatta bazen de bir tuş kadar yakına getirebiliyordu.

Bilgi toplumu denilen  olgu temelde insan ihtiyacından çok ulaşım ve iletişimin sınırsızlığı üzerine kurulu algının sair ihtiyaç ve durumlara yansıması olarak bakılması gereken bir olgu halini almıştır. Bu durum klasik iktisadi algıları, siyasi algıları, askeri algıları alt üst eden boyutunun yanısıra şahıslara bireysel olarak ihtiyacını karşılama esnasında “bir tür kolaylık” adı altında tenbelliği de yüklemektedir. Her niğmet kısa iyilikler getirirken uzun vadede yeni sorunlar getirdi. Aslında bilgi toplumu denilen olgu peşin rahatlık taksitli insanlık kaynaklarını yok etme üzerine kuruludur olgudan ibarettir.

Aslında bu süreç temel olarak “algı”dan ibarettir ve henüz devrimini tamamlamıştır. Tarihte bilgilinen devrim ve süreçlerden farkı içinde yaşamamız ve nereye doğru evrileceğini bilememizdir.

Avcı topyalıcı, tarım, sanayi ve bilgi toplumuna geçiş süreçlerinde bilgi, kullanımını aşağıdaki unsurlarla değerlendirebiliriz.

Avcı toplayıcı insan topluluklarında bilginin kullanımı; enerji olarak insan vucudunu, zenginlik kaynağı olarak kişisel yeteneklerini, meslek olarak avcılık ve toplaycılık yapığını, işlediği alet/nesne olarak tabiattaki doğal varlıkları, zaman algısını tabiatın ritmik düzenini örgütlenme olarak da aile kabile olduğunu görmekteyiz. Bu topluma bir sembol verecek olursak insanı kullanabiliriz.

Tarım toplumunda bilginin kullanımında ise; enerji kaynağı olarak insan vucudu ve hayvanlarları, zenginlik kaynağı olarak toprağı, meslek olarak tarım ve hayvancılığı, işlediği nesne olarak toprak ve hayvanı, zaman algısı olarak tabiatın yıllık ritmi ve basit takvimleri, örgütlenme olarak , kabileden şehir devletlerine, devlet ve imparatorluklar geçildiğini görmekteyiz. Ha keza bu topluma bir sembol vermek gerekirse tarım aletleri şehir surları ve köyleri verebilir.

Sanayi toplumunda bilginin kullanımına bakacak olursak; enerji kaynağı olarak doğadaki nesneleri yani kömür, petrol gibi daha önceki toplumdan çok farlıklı olarak yer altı nesnelerini kullandığını, zenginliğinin kaynağı olarak yer enerji ve yer altı kaynaklarını kullandığını kendinde yoksa sömürdüğünü, meslek olarak da klasik anlamda işçi ve  patronluğu, işlediği varlık olarak da, “yer altı ve üstü malzemeler” materyal olduğunu, zaman kullanma usulünde ise kendisinin işlediği ve belirlediği dilimleri yani “saati” kullanıdığını, örgütlenme biçimi olarak da Ulus devlet ve/veya üniter devlet yapılanmasını görürüz. Bu toplumada bir sembol vermek gerekirse kolayca fabrikayı bir sembol olarak verebiliriz.

Bilgi toplumunda bilginin kullanımı ise; enerji kaynağı olarak beyin gücü ve elektirik ve nükleer enejinin kullanıldığını görürüz, zenginliğin kaynağı temeli beyin gücüne ve yüksek tekonoljiye dayalı ürünlere/ağ ve bağlantı ve algılar, işlediği nesler olarak bizzat insanın kendisi, çeşitli işaret ve semboller, meslek olarak da temelde bilgiyi işleme üzerine kurulu meslekler olduğunu görmekteyiz zaman algısı olarak saat kullanmakla birlikte insanların biyolojik ritmi üzerine kurulu tanımsız zaman kavramının kullanıldığı, örgütlenme biçimi olarak her ne kadar idari olarak ulus devletler olsa bile küresel bir iletişim ve ulaşım geçirgenliği yada dünya vatandaşlığı kavramının ön palana çıktığını görürüz. Hiç şüphesiz ki bu döneme bir sembol verecek olsak bizatihi bilgisayarı ve “sembol”ü verebiliriz. Artık günümüzde “on –of” sembolü dünyanın her tarafında standart olarak bilinmek ve kullanılmaktadır. (hoş kimsenin de İngilizce kelimeyi kendi diline çevirme ihtiyacı, sembolu de değiştirmeye niyeti yok)

Tabi bu dört ana başlıkta topladığımız evrelere yeni evreler eklenebilir. Aynı şekilde bu atamaya çalıştığımız kriterlere yeni kriterler eklenebilir.   

Yukarıda izah edilenlerden de anlaşılacağı üzere avcı toplayıcı ve tarım toplumuna geçiş oldukça yavaştır. İkisi bir arada uzun süre kullanılmıştır ancak kesin bir ayrım ne zaman başlamıştır tam olarak belirtmek zordur. Aynı şekilde tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş te oldukça yavaştır. Hala tarım toplumu, sanayi toplumu ve bilgi toplumu arasında geçişkenlikler devam etmektedir. Ancak sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişin tarihsel süreçte daha hızlı olduğunu söylemek çok rahat mümkündür. Aynı şekilde sanayi toplumunun bilgi toplumunu çok hızlı tetiklediğini de rahatlıkla ifade edebiliriz.   

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

Ücretsiz Keşif ve Fizibilite İçin

Hemen Arayın

top